BİLGİ ve RANDEVU FORMU

Detaylı bilgi almak ve randevu oluşturmak için formu doldurun, biz sizi arayalım.

Vejetaryen Beslenme

Vejetaryen beslenme bilinenin aksine insanlık tarihi boyunca doğal beslenme biçimi olarak nitelendirilmiştir. Veganlık, zenmakrobiyotik, fruvitarianlar ve früitistler, lakto vejetaryen, ova vejeteryan, ravistler gibi birbirinden farklı dinamiklere sahip çok sayıda vejetaryen beslenme modeli olsa en bilinen haliyle vejetaryen beslenme bitkisel kaynaklı besinleri tercih eden bir beslenme tarzı olarak açıklanmaktadır. Vejetaryen beslenmede bitkisel kökenli gıdaların tercih edilmesinin yanı sıra, hayvansal gıdaların kısmi tüketimi de söz konusudur. Genellikle et ürünlerinin hiç tüketilmediği vejetaryen beslenmede, süt ve sütten yapılan diğer ürünlerin tüketimi gözlenebilir.

Vejetaryen Beslenmenin Avantajları Nelerdir?

Vejetaryen beslenme ile özellikle kalp damar hastalıklarının risk grubunda olmama yönünde adım atılmış olur. Çünkü bu beslenme tipiyle özellikle yağlı gıdaların tüketimi azalmaktadır ve hayvansal yağ da tüketilmediğinden et tüketenlere nazaran %30 daha az kalp damar hastalıklarına yakalanma olasılığı taşır.

Aynı durum kan basıncı ve hipertansiyon hastalıklarına yakalanma üzerinde de geçerlidir. Çünkü karma beslenme alışkanlığı dengeli yapılmadığı takdirde kolesterol, doymuş yağ ve toplam yağ bakımından zengin olacağı için bu hastalıkların görülmesi mümkündür.

Aynı zamanda et ve türevleri tüketilmediğinden bu açığı farklı gıdalarla kapatan vejetaryen beslenme modeli, faydalı tahıl ürünlerini tercih ettiğinden dolayı vücuda kanseri önleyici ve koruyucu antioksidanların alımını içerir. Bu vesileyle de kanser hastalıklarına karşı korunma sağlanmış olur.

Et ve türevlerinin çok fazla tüketilmesi vücuda yüksek oranda protein alımı anlamına geldiğinden dolayı, bu durum vücuttaki kalsiyum dengesini bozabilir. Çünkü protein ve kalsiyum zıt oranda artan veya azalan iki değerdir ve dengede tutulmaları gerekmektedir. Dolayısıyla vejetaryen beslenme modelini tercih eden birinin kemik erimesi yani Osteoporoz hastalığına yakalanma ihtimali daha düşüktür. Posa yönünden zengin gıdalar içeren vejetaryen beslenme, bu yönüyle diyabet yani şeker hastalığı konusunda da faydalar sağlamaktadır.

Vejetaryen Beslenmenin Dezavantajları Nelerdir?

Vejetaryen beslenme birçok olumlu yön taşısa da bireyin daima sağlıklı bir model takip ettiğini göstermemektedir. Besin çeşitliliğinin dengeli olmadığı ve vücudun ihtiyacı olan enerji ve besin değerleri karşılanmadığı zaman çeşitli problemlerin meydana gelmesi kaçınılmazdır. Vejetaryen beslenme modeliyle hayatını sürdüren bireylerde bu sıklıkla görülür ve başta kansızlık hastalığı ile kendini gösterir.

Kalsiyum alımında da zorlanma yaşanabileceği için özellikle büyüme çağında vejetaryen beslenme modelini takip eden bireyler kemik gücü bakımından zayıf olabilirler. Aynı zamanda B12 vitamini eksikliğinden kaynaklı sinir sistemi ve kalp damar hastalıklarına da yakalanma ihtimali doğar. Yani vejetaryen beslenme modelinin faydalı yanları kişi ancak vücudunun ihtiyacı olan besin değerlerini alternatif gıdalarca telafi ettiği durumlarda sağlığına olumlu anlamda etki gösterecektir.

Vejetaryen Beslenmede Dikkat Edilmesi Gerekenler

Öncelikle yalnızca vejetaryen beslenmede değil her bireyin bilmesi gereken ancak vejetaryen bireylerin ekstra hassasiyete sahip olması gereken konular vardır. Öncelikle her bireyin günlük kalori ihtiyacını bilmesi ve ideal kilosuna göre ihtiyacı olan besin değerlerini öğrenmesi gereklidir. Bu bilgiler üzerinden tüketmesi gereken karbonhidrat, protein ve yağ dengesini kurabilir ve aynı zamanda ihtiyacı olan vitamin ve mineraller hakkında bilgi sahibi olabilir.

Vejetaryen beslenmede bu denge ve ihtiyaçlar daha çok önem teşkil etmektedir. Vejetaryen beslenmede kişinin ideal kilosuna gelmesi ve bunu korumaya yönelik adımlar atması önerilir. Dolayısıyla günlük hayatına beslenme alışkanlıklarını entegre etmeli ve vücudundaki değişikliklere göre beslenme sürecinde de küçük değişikliklere gitmelidir. Bu değişiklikler ile ideal kilosunu koruyabilir ve karbonhidrat, protein ve yağ dengesini kendini açısından en faydalı olacak şekilde koruyabilir. Bu kolesterol gibi çok sayıda problemin de önüne geçecektir.

Aynı şekilde vitamin ve minerallerin ihtiyaca yönelik olarak devamlı tüketilmesi, özellikle D, B2, B12 vitaminleri ile kalsiyum, demir, çinko, selenyum, iyot dengesinin iyi sağlanması gerekmektedir. Unutulmamalıdır ki besin çeşitliliği kişi hangi beslenme modelini tercih ederse etsin oldukça önemlidir ve mutlaka başta su olmak üzere iyi oranda sıvı tüketimiyle desteklenmelidir.

WhatsApp
Top