Saç Ekimi ve PRP

05 Ekim 2019

Saç dökülmesi sorunu yaşayan ve saçlarını eski haline getirmek isteyen erkek ve kadınlarda PRP etkili bir tedavi yöntemidir. Çeşitli tıbbi ve cerrahi disiplinlerde uzun yıllardır başarıyla uygulanmakta olan PRP, saç ekim ameliyatı ile birlikte saç dökülmesinin tedavisinde de başarılı sonuçlara ulaşılmasına yardımcı olmaktadır.

PRP saç ekimi işlemi öncesinde, sırasında ya da sonrasında uygulanabilmektedir. PRP kişinin kendi kanından elde edilir, hücrelerin yenilenmesine ve iyileşmesine yardımcı olan büyüme faktörleri içerir. PRP saç ekimi sırasında uygulandığında içerdiği trombositler ile kök hücrelerini uyararak saç köklerinin büyümesine ve güçlenmesine yardımcı olur, yeni hücrelerin oluşumunu destekler.

PRP Tedavisi Ne İçermektedir?

PRP tedavisine günümüzde sıklıkla profesyonel sporcularda görülen kas, kemik ve eklem yaralanmalarının tedavisinde başvurulmakta ve gün geçtikçe popülerliği artmaktadır. PRP işleminde hastanın kolundan kan enjekte edilir ve kan içeren tüpler bir santrifüje yerleştirilirek bir süre döndürülür. Santrifüjleme işlemi sırasında trombositler kırmızı ve beyaz kan hücrelerinden ayrıştırılmaktadır.

Trombositler kanın biyolojik bileşenleridir. Kırmızı ve beyaz kan hücrelerinin aksine, trombositlerin çekirdeği yoktur ve bu nedenle hücre olarak adlandırılmamaktadır. Kırmızı ve beyaz kan hücrelerinden daha küçüktürler. Trombositler kan pıhtılaşma sisteminin en iyi bileşenleri olarak bilinir. Yaralanma bir kan damarını tahrip ettiğinde ve kanamaya neden olduğunda, trombositler hızlı bir şekilde aktive olur ve kan akışını etkileyen bir pıhtı oluşumuna katkıda bulunur.

Her trombosit ayrıca doku iyileşmesini hızlandıran büyüme faktörü moleküllerinin bir deposudur. Bu büyüme faktörlerinin tümü doku iyileşmesini ve yaralanma sonrası sağlığa katkıda bulunan fizyolojik süreçleri başlatmakta ve geliştirmektedir. Büyüme faktörleri ayrıca kan damarı oluşumu gibi normal fizyolojik işlemlerde de rol oynamaktadır. PRP işleminin amacı trombosit bakımından zengin plazmayı bölgeye yeniden enjekte ederek tüm bu süreçlerin desteklenmesini sağlamaktadır.

Saç Ekimi ve PRP Tedavisi

Saç dökülmesinin tedavisinde PRP, saç nakli ameliyatı için uygun olmayan adaylar için doğal saç büyümesini teşvik etmede bir alternatif sunmaktadır. Bunun yanında saç ekim işlemi geçirmiş ya da geçirmekte olan kişilerin iyileşmesine yardımcı olmak ve saç büyümesini teşvik etmek için de PRP tedavisine başvurulmaktadır.

PRP Tedavisi için Uygun Bir Aday Mıyım?

PRP tedavisi saç dökülmesi şikayeti olan ve bir adım atmak isteyen kadın ve erkekler için uygun bir tedavi yöntemidir. PRP tedavisi saçları güçlendirmek, dökülme sorunun önüne geçmek ve kalınlığını arttırmak için oldukça etkili cerrahi olmayan bir seçenektir. Bu noktada alınan sonuçların kişiden kişiye değişebileceğini de hatırlamak önemlidir.

PRP Saç Çıkarır Mı?

PRP saç ekimi ameliyatı için hazır olmayan erkek ve kadınlarda doğal saç büyümesi için ümit verici bir tedavi yolu sunmaktadır. PRP her ne kadar içerdiği büyüme faktörleri ile saç dökülmesine bir çözüm sunabilse de saçsız bölgede saç çıkarmanın tek yolu saç ekimidir. Ancak saç ekimi tedavisine destek olarak PRP tedavisine başvurulabilir.

Saç ekimi işlemi sırasında ve sonrasında iyileşme sürecini hızlandırmak ve saç büyümesini arttırmak için PRP tedavisine başvurmak saç folikülünün canlılığını korumak ve geliştirmek, saç ekimi işleminden sonra doku onarımı ve iyileşmesini teşvik etmek ve hareketsiz saç köklerini canlandırarak yeni saç büyümelerini teşvik etmek gibi avantajlar sunmaktadır. PRP’ye genellikle saç ekimi işlemi sonrasında başvurulmaktadır. İşlem genellikle saç ekiminin gerçekleştiği bölgeye yaraların kapanması sırasında PRP enjekte etmeyi içerir.

Saç Ekimi ve PRP Tedavisi Herhangi Bir Risk Taşır mı?

PRP hastanın kendi kanından edilmesi nedeniyle immünolojik olarak nötrdür ve bu nedenle alerji gibi komplikasyonların görülme ihtimali yoktur. Saç ekimi ve PRP tedavisinin steril bir ortamda bir uzman tarafından uygulanması oldukça önemlidir. Kişide özellikle herhangi bir enfeksiyona yatkınlık gibi tıbbi bir durum söz konusu ise steril bir ortamın sağlanmadığı tedaviler ciddi komplikasyonlara neden olabilir.