BİZ SİZİ ARAYALIM

Detaylı bilgi almak ve randevu oluşturmak için formu doldurun, biz sizi arayalım.

Kronik Böbrek Hastalığı

Kronik böbrek hastalığı aynı zamanda kronik böbrek yetmezliği olarak bilinen ve ülkemizde sıklıkla görülen bir böbrek hastalığıdır. Hastalığın ilk evrelerinde semptomlar görülmeyebilir ancak böbrek problemi ilerlemeye başladıkça böbreğin işlevselliğinde ciddi güçlükler meydana gelir ve tam kapasiteyle çalışamayan böbrek fonksiyonelliğini yitirir. Böbreğin fonksiyonelliğini yitirmesiyle birlikte vücudun su dengesinde ciddi problemler oluşur ve idrara çıkma sıklığı artarken idrar miktarı azalır.

Kronik böbrek hastalığı görüldüğünde aynı zamanda ayaklar ve bacaklar öncelikli olmak üzere tüm vücutta şişlikler meydana gelebilir. Bunun yanında ayrıca yeme problemleri, mide bulantısı ve kusma görülebilir. Tansiyonun dengelenmesinde de görev alan böbrekler, tahribata uğradıkları takdirde çeşitli kalp damar-hastalıklarının ya da tansiyon yüksekliği gibi rahatsızlıkların tetiklenmesine neden olabilir. Çoğu zaman yavaş yavaş ilerleyen kronik böbrek hastalığı, başlangıçta herhangi bir semptoma neden olmaması nedeniyle teşhisi gecikebilen ve bu nedenle ciddi sorunlara neden olabilecek bir rahatsızlıktır. İleri seviyelerinde organ kayıpları ve buna bağlı olarak hayati tehlike oluşturma riski taşıyan kronik böbrek hastalığının erken teşhis edilmesi oldukça önemlidir.

Kronik Böbrek Hastalığının Görülme Nedenleri Nelerdir?

Kronik böbrek hastalığının görülmesinde en büyük etkenlerden bir tanesi şeker hastalığıdır. Bu yüzden ülkemizde kronik böbrek hastalarının sayısı oldukça fazladır çünkü şeker hastalığı ile oldukça sık karşılaşılmaktadır. Ayrıca yüksek tansiyon, nefritler ve erkeklerde görülen ürolojik problemler kronik böbrek hastalığı oluşmasını etkileyebilir. Ayrıca kistik böbrek hastalıkları, reflü, glomerülonefrit ve enfeksiyonlara bağlı kronik böbrek hastalığı gelişimi de gözlemlenmiştir.

Kronik Böbrek Hastalığının Belirtileri Nelerdir?

Kronik böbrek hastalığı belirtileri arasında halsizlik, yorgunluk ve az yapılan düşük şiddetli işlerde bile çok fazla enerji harcanmış gibi hissetme durumları görülmektedir. Ayrıca kronik böbrek hastaları iştahını kaybedebilir, konsantrasyon bozuklukları ve uyku bozukluklarıyla karşı karşıya kalabilir. Özellikle geceleri oluşan kaslarda kramplar sıkıntılı yakınmalar arasındadır. Tüm vücut genelinde ancak ayak ve bacaklarda daha yoğun görülen şişlikler, gözlerde şişlikler, su dengesinin bozulmasından kaynaklı olarak gerçekleşen ciltte kuruluk ve bazı durumlarda kaşıntı mümkündür. Ayrıca özellikle geceleri olmakla birlikte sık idrara çıkma dürtüsü görülebilir.

Kronik böbrek hastalığı erken teşhis edildiğinde iyileşme sürecinin daha rahat olduğu bir hastalıktır ve ilk dönemlerinde belirti vermez. Dolayısıyla çeşitli semptom görülmesi beklenmemeli ve şeker, tansiyon ve fazla kilo problemi olan kişiler belirli aralıklarla taramaya gitmelidirler. Özellikle sigara gibi kötü alışkanlara sahip bireylerin bu taramaları aksatmamaları önerilir. Ayrıca kronik böbrek hastalığı risk grubunda olmak için yaşlılık ve ailede kronik böbrek hastalığı öyküsü bulunması yeterlidir.

Kronik Böbrek Hastalığı Tanı Uygulamaları Nelerdir?

İlk evrelerinde belirti vermeyen kronik böbrek hastalığından şüphe edildiğinde kan ve idrar testlerine başvurulmaktadır. Bu yüzden düzenli taramalar yaptırılması önerilmektedir. Şüphe ardından kreatinin ölçümü, glomerüler filtrasyon hızının hesaplanması, idrarda protein, albumin ölçümü ile ultrasonografik görüntüleme yöntemleri kronik böbrek hastalığının tam analizinde etkili tanı uygulamalarıdır.

Kronik Böbrek Hastalığı Tedavi Uygulamaları Nelerdir?

Kronik böbrek hastalığı kapsamında oluşan hasarlar genelde kalıcı olmakla birlikte, hastalığın oluşumunun nedenleri hakkında bilgi sahibi olunursa bu tahribatı kontrol altına almak ve durdurmak mümkündür. Çeşitli nedenler üzerinden gerçekleşebilen kronik böbrek hastalığının oluşum nedenine göre farklı tedavi uygulamaları bulunmaktadır.

Tansiyonun dengelenmesinde de rol oynayan böbreklerin, yetmezlik durumu yaşadıklarında en çok sıkıntı yaşattıkları konulardan biri tansiyonun kontrol altına alınamamasıdır. Bu kapsamda çeşitli tansiyon dengeleyici ilaçların kullanımına başvurulabilir ancak ilaç kullanımı böbrek işlevselliğine zarar verebileceğinden ötürü tedaviyi doğru planlamak oldukça önemlidir.

Aynı zamanda kronik böbrek yetmezliği ile kolesterolün yükselmesi paralel olarak gelişir. Dolayısıyla kolesterolü kontrol altında tutacak medikal uygulamalar ve hayat tarzında yapılacak diyet uygulamaları oldukça önemlidir. Sıvı birikmesini önlemek için ilaçlar ve anemi ilaçları da kronik böbrek hastalığı durumlarında kullanılmaktadır ancak en büyük iki tedavi yöntemi diyaliz ve nakildir.

Böbrekler işlevlerini belli bir oranda kaybettiklerinde diyaliz cihazı ile böbrek işlevlerinin yerine getirilmesi gerekir. Bu bir tedavi değil, sürekli uygulanması gereken bir uygulamadır. Ancak böbreğin ciddi oranda fonksiyonunu yitirdiği durumlarda böbrek nakline başvurulması gerekebilir.

Top