Mide Kanserinde Beslenmenin Etkisi

21 Mart 2021

Mide Kanserinde Beslenmenin Etkisi 

Mide kanseri meme ve akciğer kanserlerinden sonra en sık karşılaşılan kanser türüdür. Çevresel ve genetik faktörler, beslenme alışkanlıkları, cinsiyet, midenin iç kısmını kaplayan gastrik mukoza zarının iltihaplanması durumu olan gastriti geliştiren Helicobacter pylori adlı bakteri mide kanserinin ortaya çıkmasına sebep olan faktörlerdendir. Mide kanserinin yarattığı sorunlar özellikle ileri evrelerde yoğunluk gösterdiği için erken teşhis her kanser türünde olduğu gibi mide kanseri için de çok önemlidir. 

Mide Kanseri ve Beslenme 

Ailede mide kanseri geçmişinin oluşu, cinsiyet ve belirli enfeksiyonların varlığının yanı sıra mide kanserinin ortaya çıkmasında beslenme alışkanlıkları da rol oynamaktadır. Çocukluk yıllarından itibaren; toz şekerler ve toz şekerlerden elde edilmiş şuruplar, şekerler ve unlu mamuller gibi aşırı miktarda karbonhidrat içeren gıdaların tüketimi, beta-karoten içeren havuç, portakal, kayısı, şeftali, mısır, kavun, domates, karpuz, brokoli, marul, ıspanak ve lahana gibi meyve ve sebzelerin yeteri kadar tüketilmemesi; beslenme alışkanlıklarında, bol miktarda C vitamini içeren mandalina, kivi, ananas, limon, kırmızı ve yeşil biberler gibi besin kaynaklarının yer edinememesi; E vitamini içeren fındık, badem, ceviz, ay çekirdeği gibi besinler ve zeytinyağı veya diğer bitkisel yağların günlük hayatta sıkça tüketilmesine gereken önemin verilmemesi, otlakta yetişmiş hayvanlardan elde edilen etler yerine nitrat ve nitrit içeren, tütsülenmiş ya da işlemlerden geçmiş; jambon, pastırma, kurutulmuş etler ve sosisin yemek kültürüne dahil olması, ülkemizde her öğünde sıkça tüketilen çay, yanmış et ve marine işlemi sırasında fazla tuz kullanımı gibi beslenmeye bağlı faktörler mide kanserini tetikleyen ve çok sık rastlanmasına sebep olan etmenlerdir. 

Mide mukozasına zarar verip atrofik gastrite sebep olan ve DNA sentezinin yanında hücre proliferasyonunu arttıran sık ve çok miktarda tuz tüketimi de mide kanserine yol açan bir beslenme alışkanlığıdır. Ülkemizde, özellikle Karadeniz ve Doğu Anadolu Bölgesi’nde mide kanseri durumunun sıkça görülmesinin nedeni olan yoğun çay tüketimi ve tütsülenmiş, yoğun miktarda tuz içeren salamura gıdaların tercih edilmesi, dünya genelinde obezite ve mide kanserinin birbirleriyle doğru orantılı şekilde görülmesi mide kanserinde beslenmenin ne kadar önemli bir unsur olduğunun göstergesidir. 

Mide Kanserinden Korunmak İçin Beslenmeye Dikkat Etmek Gerekir 

1. Mide kanserinden korunmak için Akdeniz tarzı beslenme önerilir. 

2. Fast-food ve donmuş besinler yerine taze yiyecekler tüketilmelidir. 3. Yoğun miktarda tuz içeren turşular, salamura veya tuzlanmış besinlerin tüketimi azaltılmalıdır. 

4. Mide kanserine sebep olan faktörler sadece tüketilen besinlerle değil bu besinlerin hazırlanış şekliyle de ilgilidir; bu yüzden özellikle tüketilecek olan etler barbekü veya ülkemizde çok yaygın olarak kullanılan bir pişirme türü olan mangal gibi ateşe direkt maruz kalacak şekilde pişirilmemelidir. Bu yöntemleri kullanmak veya kızartılmış gıdaları tüketmek yerine fırınlama, haşlama ya da ızgarada az yağlı ve az tuz kullanılarak gerçekleştirilen pişirme yöntemleri tercih edilmelidir. 

5. Fazla miktarda işlenmiş et ve et ürünleri, yoğun miktarda tuz sık sık tüketilmemelidir. 6. E, C ve A vitaminleri açısından zengin olan meyve ve sebzelerin günde 5 porsiyon olacak şekilde tüketilmesi çok önemlidir. 

7. Düzensiz, sık olmayan ve çok miktarda tüketimin yapıldığı bir beslenme şekli yerine az ve sık beslenilmelidir. 

8. Sigara kullanılıyor ise kullanım azaltılıp sonrasında da tamamen kesilmelidir. 9. Mide kanseri için risk oluşturdukları için tüketilen suyun içindeki çinko ve kurşun oranına dikkat edilmelidir. 

Ailesinde mide kanseri öyküsü olanların yaşam tarzı ve beslenmeye dikkat etmesi özellikle önemlidir. Fakat bu hastalar endoskopik taramalar için mutlaka hekim kontrolü olmalıdır. Mide kanserinin önlenebilmesi için erken tanı ve endoskopik kontrollerin yapılması gereklidir.



Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.