Bize Ulaşın 0 (232) 854 1 854

Ayrancılar (Havaalanına 10 km) / İzmir İletişim

  • tr
Eyl 11

Uykusuz kalırsak ne olur ?

Uykusuz kalırsak ne olur ?

Uyuyamazsak neler olacağını biliyor musunuz?

Uzmanlar, uykunun natürel dinlenme biçimi olduğunu belirterek, tüm canlıların günlük işlevlerini gerçekleştirebilmek için uykuya ihtiyaç duyduklarını söylüyorlar.
Hepimiz şu veyahut bu sebepten uykusuz geceler geçirmişizdir. Peki uykusuz bir gece ve sabahında bizi nasıl bir travma bekliyor? Güneş battığında, beyin epifiz bezi uyku hormonu olan melatonini salgılamaya başlar.

Böylelikle vücuda uyku zamanının geldiği anımsatılır. Sabah uyandığımızda ise, uyku getiren bir kimyevi madde olan adenozin salgılanmaya başlar ve gün süresince vücutta depolanır.
Yatağa girdiğimizde diğer maddeler ile birlikte beynimize nüfuz ederek uykumuzun geldiğini hissettirir. Nörokimyasal bir madde olan ABA ise beyin sapını uyararak uyku buyruğu verir. Bundan sonraki evre ise uykudur.

‘Yatağa yattıktan birkaç dakika sonra günün stokunu zihnimizde almaya başlarız’ diyen uzmanlar, ‘Niçin böyle konuştum? Neden yaptım? Peki nasıl davranmalıyım ? gibi pek çok düşünce aklımızdan geçmeye başlar.

İşte zihnimizdeki ilk büyük savaş o anda başlar ve zihin strese girer. Stresin tetiklediği adrenalin kalp atışlarını, kan basıncını, vücut ısını ve soluk alıp verişini bozar.
Adrenalinin kardeş stres hormonu olan kortizol de beraberinde artmaya başlar, böylelikle kan şekeri düzeyi yükselerek zihin açılmaya başlar. Beynin uyku ve uyanıklık merkezleri arasındaki dövüş artık başlamıştır.

İkinci saatin nihayetinde yatakta sağa sola dönüp uyuyamamak morali iyice bozar, adrenalin-kortizol düzeyi bir miktar daha artar. Ani ve derin soluk almaya başlarız.
Yatakta geçirdiğimiz üçüncü saatin nihayetinde pes edip yataktan kalkarak Tv veyahut bilgisayarı açtığımızda büyük bir hataya da kucak açmış oluruz. Ekrandan dağılan mavi ışık, melatoninin daha da bastırılmasına kapı aralar.

Beynimiz de o anda yeni günün başladığı hissine kapılır. Zihin uykudan daha çok izleyen veya okunan şeye yöneldiği için, yatakla ilk temas ettiğimiz vakte göre daha da uyanık hale geliriz.
Beşinci saate girilirken beynin uyku merkezi bu savaşı kazanır ve bir müddet uykuya dalınabilir. Ancak doğal uyku gibi yavaşça uykuya dalmak olası olmaz.

Beyin dalgaları yüksek bir frekansta sıkışıp kaldığı için kesintili ve rahatsız bir şekilde uyunabilir.
Yedinci saatin sonunda işe gitme zamanı geldiğinde yada alarm çaldığında beyin, derin uyku sürecinde girilen delta evresine girdiğinden, hemen uyanmak zor olur.
Uyanmaya çalışılsa dahi vücutta yeteri kadar adenozin yakılmadığından zihin hala bulanıktır. Hızlıca kendine gelmek için bir fincan kahveye ihtiyaç duyulmasının nedeni, kafein alarak adenozini tesirsiz hale getirmektir

Uykusuz geçen bir gece sonrası yeteri kadar dinlenilemediği için, aksi ve diğer sabahlara göre daha sersem hissederiz.
Beyninin mantık ve konsantrasyon merkezi olan ön korteks oradan oraya sürüklenmiştir. Odaklanmakta zorluk yaşar; asabi ve fevri bir hale bürünebiliriz.
Ancak her şeye karşın bir sonraki gece doğru saatinde uyumayı muvaffak olabilirsek bu travmayı sonrası güne taşımadan o gece de bırakabiliriz.

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz