Bize Ulaşın 0 (232) 854 1 854

Ayrancılar (Havaalanına 10 km) / İzmir İletişim

  • tr
Eki 19

Şeker Hastalarına Tavsiyeler

Şeker Hastalarına Tavsiyeler

Diyabet, yalnızca ilaç ile rehabilitasyon edilecek bir hastalık değildir. Zira beraberinde birtakım hayat tarzı farklıkları de gerektirir. Hastanın, tedavisinin sorumluluğunu alması ehemmiyet taşır.

Diyabet, tek başına hekimin veyahut hastanın tedavi edebileceği bir hastalık değildir. Dolayısıyla bu tedavinin içerisinde gerçek bir patron yok. Tedavide hekim ve hasta uzun vadeli ortak gibi çalışmalıdır. Hasta tedavinin içine ne kadar fazla katılırsa, diyabete bağlı problemleri önlemek de o kadar kolay olacaktır.
Bu arada diyabet tek başına ilaç ile tedavi edilecek bir hastalık değildir. Zira beraberinde birtakım yaşam tarzı farklıkları de gerektirmektedir. Şeker hastalığında, endokrinoloğun dışında hastanın da rehabilitasyonunun sorumluluğunu alması çok ehemmiyet taşır. Bunun için de hasta şuurlu ve eğitimli olmalıdır. Buradan yola çıkarsak; diyabet eğitimi, şeker hastalığında rehabilitasyonun aslında başlangıcı hem de temelidir diyebiliriz.

STRES HORMONLARI ŞEKERİ YÜKSELTİR
Başarılı diyabet rehabilitasyonu; beslenme programına uyulması, ilaç veya insülinin doğru biçimde kullanılması ve fiziksel aktivitenin tertip etmesiyle olasıdır. Vücudumuz mental olarak bir strese maruz kaldığında (elem, çöküntü, panik, kaygı, kaygı, aşırı sevinç vb. gibi) veyahut organik bir strese maruz kaldığında (ateş yüksekliği, aşırı soğuğa maruz kalma, operasyon, travma, infeksiyon, akut hastalığa maruz kalma veyahut kronik hastalığın yanması gibi) stres hormonlarında artma olur. Kortizol ve adrenalin stres hormonlarının başlıcaları olup, bu stres hormonları insülinin tam tersi bir tesir göstererek kan şekerini yükseltirler. Aslında bu bir bakıma vücudu savunma refleksidir. Hasılı vücudumuzda olağandışı bir hadise olduğunda ve hücrelerimiz zarar görmeye başladığında bu stres homonları devreye girerek kan şekerini yükseltirler. Hücrelerin yaşamak veya onarılmak için enerjiye ihtiyaçları vardır ve bu enerji yükselen şeker ile ele geçirilir. Şeker hastalığı veyahut saklı şekeri olmayanlarda bu vaziyet kısmen kabul edilebilir. Ancak şeker hastalığı olanlarda insülinin tam tersi istikametinde tesir eden bu hormonlar şeker düzeyini fazla yükseltebilir. Hastanın böyle bir streste rehabilitasyonu aksatabileceğini de düşündüğümüzde kan şekerinin ciddi yüksekliklere erişebileceğini öngörebiliriz.

İLACINIZ HAKKINDA İPUCU
Ateş yüksekliğinin sebep olduğu çarpıntı, halsizlik, baş ağrısı, adale ağrıları, bulantı gibi yakınmalar, bariz kan şekeri yüksekliğinin sebep olduğu kan koyulaşması gibi nedenler ile oluşan benzer yakınmalar ile karışabilir. Bu durumda emin olmanın yolu kan şekerinin ölçülmesidir. Kan şekeri ölçümü ve şeker hastalığının seyrinde yapılan takip emelli tetkikler hayati önem arz etmektedir. Sabah yemekten önce ölçülen açlık kan şekeri, vücudumuzun kan şekerini gece ne kadar iyi tertip edebildiğini gösterir. Yemekten iki saat sonra ölçülen kan şekeri ise yemekteki besin ve porsiyon seçimlerinin kan şekerini nasıl etkilediğini gösterir. Dolayısıyla kullandığımız ilacımızın yemek sonu şekeri kontrol etmeye uygun olup olmadığı ile ilgili bize emare verir. Son olarak bir sonraki yemekten önce kan şekeri ölçüm değeri bize kan şekerinin yemekten sonra amaçlanan değere geri dönüp dönmediğini gösterir.

ETKİNLİK ÖNCESİ ÖLÇÜN
Bu normal aralıklarda bakmış olduğumuz kan şekerlerinin dışında da kan şekeri ölçümleri yapıyoruz. Bu ölçümler bazen fiziksel etkinlik öncesi, bazen de hastalık sırasında bakılan kan şekerleridir. Fiziksel aktiviteden önce ölçülen kan şekeri, bizlere fiziksel aktiviteye başlamak için bir atıştırmalığa ihtiyaç olup olmadığı ile ilgili bilgi verir. Bir takım insanların fiziksel etkinlik sırasında kan şekerleri düşer ve baygınlık dahi geçirebilirler. Şayet kişilerin böyle bir yakıntıları varsa o vakit fiziksel etkinlik öncesi kan şekeri ölçümü istiyoruz kesinlikle. Diğer taraftan hastalıklardan vücudumuz kendini kurtarmak için stres hormonları ile kan şekerini yükseltebilir ve bu sebeple bilhassa ağır hastalıklarda veya travma vakitlerinde da kan şekeri ölçümü yapıyoruz. Bu ölçüm bizlere hastalık veya stresin kan şekerini nasıl etkilediğini gösterir. Şeker hastalığını doğru yönetmek için başka takip parametreleri de kullanıyoruz. Bunların başında beden kitle indeksi, bel çevreniz, ağırlığınız, Hemogloabin A1c testi, tansiyon ve kan yağlarının ölçümleri geliyor.

KULLANILAN GRİP İLAÇLARI ŞEKERİ YÜKSELTEBİLİR
Mevsim farklığı ve kış aylarına yaklaşmamız nedeniyle şeker hastalarının belirli ehemmiyetler almaları veya bir takım hususlara dikkat etmeleri gerekiyor. Bilhassa kış aylarında en sık karşılaşılan hastalıklar gribal enfeksiyonlar ve akciğer enfeksiyonlarıdır. Bunların her ikisi de şeker yüksekliğine sebep olabilir. Evvela bu hastalıklardan savunmak için şayet riziko grubundaysanız grip aşısı ve zatürre aşısı olmanız gerekebilir; bu konuda enfeksiyon hastalıkları doktorları size bilgi verebilir. Ancak şayet hasta olmuşsanız, hastalık belirtileri başladığında erken dönemde rehabilitasyonlarını yaptırmak gerekir. Kullanılan ilaçların katkı maddesi olarak şeker içermemesi gerekir. Bilhassa öksürük şuruplarında şeker olabilir. Bir takım grip ilaçlarında tansiyon rakımcı muhteva olabilir, buna dikkat etmek gerekir.

İLK YAPMANIZ ÖNERİLEN FAZLA KİLOLARINIZDAN KURTULMAK
Kiloluiseniz; ilk yapmanız şart olan, fazla kilolarınızı verip yaşınıza ve boyunuza göre en uygun ağırlığa erişmektir. Fazla kiloların verilmesi ile vücut var olan insülini daha iyi kullanmaya başlayacağından kan şekerinin kontrolü kolaylaşır, insülin ya da tablet gereksiniminiz azalır. Kilo verme, yüksek kan kolesterolü, yüksek kan basıncı (yüksek tansiyon), sırt ağrısı ve eklem ağrısı gibi diğer ilişkili problemlerinizin çözülmesine de yardımcı olabilir. Tansiyon veya kan basıncı ölçümleri ise yeniden çok büyük önem arz etmektedir. Yapılan araştırmalar bizlere kan basıncının yüksek olmasının insan hayatından vasati 10 sene çaldığını gösteriyor. Şeker hastalığının uzuv ve sistemlerde yaptığı hasarın minimal olması için kan basıncının normal hudutlarda olması gerekir. Kolesterol değerleri veya kan yağları profilinin bilinmesi de şeker hastalığı esnasında oldukça önemli. Şeker yüksekliğinin sanki damarları yaktığını biliyoruz, yüksek kan şekeri damar kas tabakasını kalınlaştırıyor ve damar duvarını bozuyor. Kötü kolesterol dediğimiz maddeler damar sertliğine neden oldukları için özellikle şeker hastalığı esnasında oluşan damar hasarı, damar sertliğine davetiye çıkartıyor.

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz