Bize Ulaşın 0 (232) 854 1 854

Ayrancılar (Havaalanına 10 km) / İzmir İletişim

  • tr
Eyl 12

Sedef hastalığı ve tedavi yöntemleri

Sedef hastalığı ve tedavi yöntemleri

Bağışıklık sisteminin sebep olduğu ve stresin tetiklediği bir cilt hastalığı olan sedef, ciltte pullanmalar ve dökülmeler ile ortaya çıkmaktadır. Doktorunuzun uyguladığı rehabilitasyona uymak, stresten uzak kalmak ve bol bol dinlenmek rehabilitasyonu destekler

Sedef, en sık rastlanan deri hastalıklarından biridir. Kronik ve tekrarlayıcıdır. Yapılan araştırmalara göre, dünya üzerinde takriben 300 milyon, Türkiye’de ise yaklaşık 2.5 milyon kişi, sedef hastalığıyla mücadele ediyor. Şiddeti kişiden kişiye farklık gösteren bu deri hastalığı genelde, diz, dirsek, bel saçlı deri ve genital bölgede ortaya çıkar. Sedef genelde 20-40 yaş aralığında ortaya çıksa da her yaşta görülebilir. Sedef, vitiligo gibi değişik deri hastalıklarıyla sıklıkla karıştırılır. Vitiligo ve sedef tamamiyle değişik hastalıklardır. Bu sebeple teşhisi kesinlikle bir uzman tarafından konmalıdır. Tipik sedef, ciltte tabanı kırmızı, üst bölümü beyaz parlak (pullu) plakalar barındırır. Bir takım vaziyetlerde kabuksuz, yalnızca kırmızı alanlardan oluşan tipleri de vardır.

BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ SEBEP OLUR
Dünya genelinde milyonlarca insanı tesiri altına alan sedef hastalığının ortaya çıkış nedeni tam olarak bilinememektedir. Bağışıklık sistemi tarafından oluşturulduğu düşünülmektedir. Nasıl oluştuğu tam olarak tarif edilemese de genel kabul görmüş bir tanımı vardır: Kimi ilaçlar, çeşitli bakteri ve virüsler, derinin tahrişi veya güneş yanıkları neticesi açığa çıkan proteinler; bağışıklık sistemimizin ehemmiyetli personelleri olan lökositleri uyarmaktadır. Bu vaziyette aktifleşerek reaksiyon veren lökositlerin ürettiği çeşitli maddeler epidermis denilen üstderi tabakası hücrelerinin aşırı çoğalmasına ve deri damarlarının genişlemesine kapı aralamaktadır. Bunun neticeninde normalden 4-8 kat fazla cilt hücresi oluşmaktadır. Aşırı hücre üremesi hasebiyle üstderi hücreleri normal biçimde olgunlaşıp atılamamakta ve ciltte kızarma, pullanma oluşmaktadır. Stres, sedefe yol açan en ehemmiyetli etkenlerden biridir. Bir de hastalık süresince oldukça kötü bir görüntü oluştuğunu ve bu vaziyetin stres halini tetiklediğini düşünecek olursak, stres kaynaklı sedeften kurtulmanın ne derece zor olduğunu anlayabiliriz. Sedefin nedenlerini araştıran bilim insanları bir takım belirtilere erişmişler. Buna göre, fiziksel ve psikolojik stres, aşırı güneş ışığına maruz kalmak, ağrı kesici, hormon, tansiyon ve kortizon ilaçları sedefe kapı aralayan etkenler arasında sayılıyor. Farklı deri hastalıklarıyla karıştırılan sedef hastalığının en ehemmiyetli belirtileri, alakalı bölgede kaşınma, bilhassa el ve ayak bölgelerinde su toplaması, soyulma, çatlak, dirsek-diz gibi darbe gören yerlerde parlak kırmızı deri ve üzerinde hastalığa ismini veren sedef renginde pullanmalardır. Eklemlerde ısı artışı, kızarıklık ve şişme, eklem ağrısı, alakalı bölgede sabah sertliği ve eklem hareketinde kısıtlanma diğer belirtiler arasında sayılabilir. Deri tabakası olan her bölgede görülebilen sedef hastalığı genelde saçlı deri, genital bölge ve tırnaklarda ortaya çıkar. Bu hastalığın tanısı için genelde kan testi yapılmaz. Uzman bir hekim tarafından fiziki kontrol neticesi saptayabilir. Ne yazık ki bir hayli hastalıkta olduğu gibi sedef hastalığında da vaziyetten mustarip olanlar çareyi aktarlarda arıyor. Oysa sedef hastalığının rehabilitasyonu çok hassas bir süreçtir. Hatalı her davranış hastalığın şiddetini artırır ve rehabilitasyonunu daha da güç hale getirebilir. Sedef hastalığının, plak, damlacık, ters yerleşimli ve sedef romatizması olmak üzere çeşitleri vardır. Rehabilitasyon, hastalığın tipiyle direk ilişkilidir.

ÇATLAKLAR AĞRIYA SEBEP OLABİLİR
Plak Psoriasis
En sık karşılaşılan türü budur. Bu tip sedef, hem yaygın, hem de yerel olarak görülebilir. Bölgesel plak tipi, genelde diz, dirsek, saç dibi, bel ve kalça gibi bölgelerde görülür. Tabanı kırmızı, en üst tabakası ise parlak beyaz plakalardan oluşan bir görüntüsü vardır. Yara olarak tanımlayabileceğimiz bu görüntü vücuda dağıldığında, generalize plak psoriasis olarak adlandırılır. El ve ayakları tuttuğunda derin sayılabilecek çatlaklara kapı araladığından kişiye, ciddi ağrı veren bu tip, günlük hayat rutinlerini yapmayı da engeller hale gelebilir.

Damlacık Tarzı Sedef
Vücutta yaygın küçük damlacıklar halinde görülür. Bu sebeple damlacık ismiyle alınır. Araştırmalar, bu tip sedefin bademcik veya boğaz enfeksiyonları sonrasında ortaya çıktığına işaret ediyor. Rehabilitasyonunda antibiyotik kullanımından pozitif neticeler alındığı da biliniyor.

Ters Yerleşimli Sedef
Genelde vücudun kıvrımlı bölgelerinde ortaya çıkar. Kızarıklık ön tasarıdadır. Kol altı, göbek ve kasık bölgelerinde rastlanan bu tip, terleme ile artış gösterir.

Sedef Romatizması
Sedef, bir cilt hastalığıdır. Ancak beraberinde romatizmal meseleleri da getirebilir. Yapılan araştırmalara göre, her 10 sedef hastasından bir-ikisinde irinli sedef romatizması görülüyor. Eklemde ağrı, kızarıklık, şişme ve hareket kısıtlılığı bu tipte sedefin belirtileri arasında sayılabilir.

BU HASTALIĞIN REHABİLİTASYONU VAR MI?
Sedefintedavisindeki en ehemmiyetli ayrım, hastalığın tipi ve yaygınlığında saklıdır. Bir diğer ehemmiyetli nokta ise, yüzde yüz uzman bir hekim tarafından rehabilitasyon edilmesi gerektiğidir. Şayet romatizmal sedef ile karşı karşıya iseniz, dermatoloğunuz ve romatizmal tedaviyi üstelen doktorunuz birlikte yol almalılar. Sedef, kronik olabileceğinden, yaşam boyu sürebilen bir hastalıktır. Yanma ve yatışma dönemleri vardır. Stres, boğaz ve ağız bölgesi enfeksiyonları ve bir takım ilaçların kullanılması, yanmaya yol açabilir. Toplumda merak edilen bir başka konu da, sedef hastalığının cilt kanserine kapı aralayıp olmadığıdır. Yapılan araştırmalar, sedefin cilt kanseri rizikonunu artırmadığını gösterdi. Burada ehemmiyetli olan doğru rehabilitasyondur. Kontrolsüz kullanılan bazı ilaçlar, cilt kanseri rizikonunu artırabilir. Mevcut tedavi yolları, hastalığı kökten yok etmeye daha yetmiyor. Ancak hastanın hayatını ciddi oranda zorlaştıran tesirlerin ciddi oranda azalmasını sağlayabiliyor. Birçoğu hali hazırda devam eden tedavi arayışlarının büyük çoğunluğu umut vaat ediyor. Tedavi sürecindeki öncelikli emel, derinin dökülmesinin önüne geçmek ve irin oluşumunu azaltmaktır. Doktor tavsiyelerine harfiyen uymak, stresten uzak durmak, bol bol dinlenmek ve olası olduğunca az ilaç kullanmak, tedavi sürecini destekleyerek iyileşme müddetini kısaltabilir.

BULAŞICI BİR HASTALIK DEĞİLDİR
Sedef, bulaşıcı bir hastalık değildir. Toplumda, sedefin bulaşabileceğine değin yanlış bir inanış vardır. Oysa yapılan araştırmalar sedefin, temas veya ortak eşya kullanımı neticesi bulaşmadığını gösteriyor. Toplumda sedefi olanları dışlamamak ve onlara karşı kırıcı davranmamak gerekiyor. Bu hastalığın nedenlerini araştıran bilim insanları, kalıtsal bir yatkınlıkla ilişkili olduğu istikametinde veriler ele geçirdiler. Bu vaziyet, genelde hastalığın şiddetli izlediği vaziyetlerde geçerli. Sedef hastaları arasında yapılan bir araştırmaya göre, bu hastalıkla mücadele edenlerin takriben yüzde 30’unun ailesinde de sedef hastalığı görülmüş. Bu oran, azımsanmayacak bir değeri oluşturuyor. Ancak bu netice, sedef hastalığı olan birinin çocuklarında da sedef görüleceği mananına gelmiyor.

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz