Bize Ulaşın 0 (232) 854 1 854

Ayrancılar (Havaalanına 10 km) / İzmir İletişim

  • tr
May 5

6 Mayıs Dünya Astım Günü Basın Açıklamamız

6 Mayıs Dünya Astım Günü Basın Açıklamamız

“Astımınızı kontrol altına alabilirsiniz”

Astım, hava yollarının daralması ile kendini gösteren ve ataklar halinde gelen bir hastalıktır. Hastalar ataklar arasında kendilerini iyi hissederler. Astımda hava yollarında mikrobik olmayan bir iltihap vardır.Tüm dünyada 250-300 milyon kadar insanın astım hastası olduğu tahmin edilmektedir. Ülkemizde de yaygınlığının %7 civarında olduğu bilinmektedir. Bu oran dikkate alındığında Torbalı ilçemizde yaşayan çocuk yada erişkin yaklaşık 10 bin astım hastası olduğu söylenebilir. Ne yazık ki bu hastaların çok azı göğüs hastalıkları polikliniklerine başvurmakta ve tedavi almaktadır.

Toz, duman, koku, allerjenler gibi çok çeşitli uyaranlar ile temas sonrası öksürük, nefes darlığı ve göğüste baskı hissi gibi yakınmalar ortaya çıkmaktadır. Krizde hava yollarındaki kaslar kasılmakta, ödem ve şişlik artmakta, iltihabın artışı ile birlikte hava yolu duvarı kalınlaşmaktadır. Hava yollarındaki salgı bezlerinden kıvamlı bir müküs (balgam) salınmasının da eklenmesiyle hava yolları önemli ölçüde daralır ve havanın akciğerlere girip çıkması engellenir. Sonuç ise kişide giderek artan öksürük, nefes darlığı, göğsünde sıkışma ve baskı hissi, hırıltı, hışıltı olmaktadır.

Çevremizde bulunan ve sık karşılaştığımız bazı etkenler, genetik olarak yatkın olan kişilerde astımın ortaya çıkmasında ve hastalığın ağırlığı üzerinde önemli rol oynarlar. Astımlıların yakınmaları kış aylarında artarken baharda ise özellikle polen alerjisi olanların yakınmaları daha da artmaktadır. Ev içi uyaranları içinde sigara ve temizleyici madde kullanımı önemli fakörlerdir.

Astımlı hastaların yaklaşık yarısında krizi başlatan faktör alerjenlerdir. Alerjenler sadece duyarlı kişilerde astım krizine yol açan reaksiyonları tetiklemektedir.En sık karşılaştığımız ve en fazla krize neden olan alerjenler arasında Polenler, Ev tozu akarları, Küf mantarı sporları, Hamamböceği, Hayvan tüyleri ve daha az sıklıkla da bazı besinler (Süt, yumurta, fıstık, balık, buğday, soya) sayılabilir.

Yine solunum yolları enfeksiyonları örneğin hafif bir grip sonrası bile astım atağı ortaya çıkabilmektedir. Dış ortamlarda ani nem ve ısı değişiklikleri, hatta rüzgar bile astım belirtilerini başlatabilir. Genellikle kışın ve yağışlı havalarda yakınmalar artmaktadır.

Bazı ilaçların astımlıları etkilediği bilinmektedir. Yüksek tansiyon, kalp damar hastalıkları, kalp ritm bozuklukları, migren, göz tansiyonu (glokom) için kullanılan bazı ilaçlar; ameliyatlarda kullanılan anestezik maddeler, aspirin ve benzeri ağrı kesici ve romatizma ilaçları, röntgen incelemeleri esnasında kullanılan ilaçlar astım hastalarının atak geçirmesine yol açabilmektedir. Stres ve psikolojik sorunlar da astımı kötüleştirebilen diğer faktörlerdendir.

Astım atağı dediğimiz dönem ise hastaların olmayan yakınmalarının ortaya çıkması ya da var olan yakınmaların artmasıdır. Ataklar tedavisi yetersiz olan ya da erken kesilen hastalarda tetikleyicilerle karşılaşıldığında ortaya çıkabilmektedir.

Astım günümüzde tedavi ile çoğu zaman kolayca kontrol altına alınabilmektedir. Düzenli ilaç kullanımı ve hekim kontrolü tedavide anahtar faktörlerdir. Astım yıllar içinde kendiliğinden düzelebildiği gibi ilaç tedavisi ile de tamamen kontrol altına alınabilir.Ne yazık ki tedavi edilmeyen ya da düzensiz tedavi edilen astım hastalığı KOAH gibi kalıcı bir rahatsızlığa dönüşebilmektedir.Hastalarımız ve ailelerinin dikkate alması gereken noktalar tanı konduğu andan itibaren hekimle işbirliği, tetikleyicileri tanımak ve onlardan kaçınmak ve en önemlisi ilaçlarını düzenli kullanmak olmalıdır.

Bir hava yolu hastalığı olan astımın tedavisinde kullanılan ilaçlar da temel olarak aynı yoldan verilmektedir. Solunum yoluyla uygulanan ilaçlar ile maksimum yarar elde edilirken minimum yan etki gözlenmektedir. Tedavide kontrol edici ilaçlar ile yakınmaları olmasa bile düzenli ve sürekli kullanılırken, rahatlatıcı ilaçları ise sadece yakınmaları (öksürük, nefes darlığı, hışıltılı solunum) olduğunda kullanılıp, olmadığı zamanlarda kullanmamaktadır. Yakınmalar tamamen geçse bile kontrol edici ilaçlar hekime danışılmadan kesilmemelidir

Astım tedavisi ile temel amacımız hastalığın kontrol altına almak ve iyilik halinin sürdürülmesidir. Ülkemizde de bu hastalığın tedavisi ile ilgili gerekli her türlü ilaç ve malzeme bulunmaktadır. Uygun ilaç tedavisi ile astımlılar günlük yaşamlarını hiç bir kısıtlılık olmaksızın sürdürüebilmektedirler.

Astımlı bir hasta için kontrol altında olmak;

  • Gündüz astım yakınması bulunmaması
  • Gece astım nedeni ile uyanmama
  • Hastalığı tedavi eden ve kontrol altında tutan ilaçları kullanırken ayrıca hızlı etkili nefes açıcı (kurtarıcı) ilaçlara gereksinimin olmaması
  • Nefes ölçümlerinin normal düzeyde olması
  • Günlük işlerin engellenmeden yapılabilmesi demektir.

Astımı tamamen kontrol altında olan hasta sayısı her geçen gün artmakla birlikte halen istenen düzeyde değildir. Haftada 2 seferden fazla kurtarıcı ilaç ihtiyacı varsa astım tam olarak kontrol altında değil demektir.Halen 4 astımlıdan biri yılda bir kez astım krizi nedeniyle acil servise başvurmaktadır. Astım kontrolünü güçleştiren etkenler arasında ilaçların doğru teknikle ve düzenli kullanılmamasının yanı sıra sigara dumanı,allerjik maddeler,kimyasallar gibi tetikleyicilere maruz kalmak ve obezite sayılabilir. Ülkemizde astımlı hastaların %10’undan fazlasının halen sigara içmekte olduğu ve %30-40’nın obez olduğu bildirilmiştir. Sigarayı bırakmanın ve obez hastaların kilo vermesinin, astımın kontrolünü kolaylaştırdığı gösterilmiştir.

Medifema Hastanesi Göğüs Hastalıkları bölümümüzde solunum fonksiyon testi ve alerji deri testi dahil modern tanı yöntemleri ile astım hastalarının tanısı konulmakta, astım hastalığının kendisi, tetikleyiciler ve korunma önlemleri ile ilgili hasta ve yakınlarına eğitim verilmektedir. İlaç raporları çıkartılmakta, solunum yolu ile kullanılan ilaçların kullanım teknikleri ve püf noktaları öğretilmektedir. Astım hastalığının kontrol altına alınabilmesi için hastalar ilk üç ay en az ayda bir daha sonra ise üç ayda bir kontrole çağırılmaktadır. Böylece hastaların yakınmalarını kontrol altına alınabildiği en az sayıda ilaç ve doz kombinasyonu saptanmakta, doz artımı ya da düşürülmesi sağlanmaktadır. Süreç içinde hastalar, korunma önlemleri ve ilaç kullanımı konusunda kendileri de insiyatif kullanabilmektedirler. Adeta bir terzi titizliği ile her hastaya özel tedavi, eğitim ve takip yapılmaktadır.

Medifema Hastanesi olarak özellikle gece ve sabaha karşı artan öksürük, nefes darlığı, göğüste sıkışma ve baskı hissi, hırıltı, hışıltı yakınmaları olan kişilerin göğüs hastalıkları polikliniklerine başvurarak muayene olmaları ve solunum fonksiyon testi yaptırmalarını öneriyoruz.

Astım hastalarımızı ise Dünya Sağlık Örgütü tarafından organize edilen Kronik Solunum Hastalıklarına Karşı Küresel İşbirliği (Global Alliance against Chronic Respiratory Diseases -GARD) Türkiye  insiyatifinin (TC Sağlık Bakanlığı, Türk Toraks Derneği, Türkiye Ulusal Allerji ve Klinik İmmünoloji Derneği) bu seneki sloganını tekrar ederek Göğüs Hastalıkları Polikliniklerine düzenli olarak kontrole gelmeleri ve tedavilerini sürdürmeye çağırıyoruz.

Uzm. Dr. Bülent PİŞMİŞOĞLU
Göğüs Hastalıkları ve Tbc. Uzmanı
“Şimdi astımınızı kontrol altına alma zamanı”

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz