Bize Ulaşın 0 (232) 854 1 854

Ayrancılar (Havaalanına 10 km) / İzmir İletişim

  • tr
Eki 26

Nezle ve Grip arasında ne fark var

Nezle ve Grip arasında ne fark var

Sıcak ve kuru yaz ayları ile soğuk-nemli kış mevsimi arasındaki geçiş döneminde enfeksiyon hastalıklarının görülme sıklığı artıyor. Ani ısı farklıklarının üst solunum yollarını negatif etkilediğini belirten uzmanlar, boğaz ağrısı ile başlayan nezlenin 4-5 gün, yüksek ateşli gribin ise 15 gün kadar sürdüğünü belirtiyorlar.

Bağışıklık sisteminin ani ısı farklılıklarına hemen uyum sağlayamaması, bilhassa üst solunum yollarını olumsuz etkiliyor. Bunun yanı sıra okulların açılması, toplu kullanım alanlarında ve kapalı mekanlarda daha uzun zaman geçirilmesi gibi etmenler de hastalıkların hızla dağılmasına sebep oluyor.

Üst solunum yolu enfeksiyonları ve savunma yolları ile ilgili bilgi veren uzmanlar, bu mevsimde en sık görülen üst solunum yolu enfeksiyonlarından olan grip ile nezlenin genellikle birbiriyle karıştırıldığını söylüyorlar.

Nezle boğaz ağrısı, burun akıntısı, öksürük, yüz ve alın bölgesinde dolgunluk hissi gibi belirtilerle ortaya çıkmaktadır. Erişkinlerde sıklıkla ateşle beraber izlemez. Çoğunlukla boğaz ağrısı ile başlayan hastalığın 4-5’inci gününde burun akıntısı, burun tıkanıklığı, yüzde dolgunluk hissi ve öksürük de görülmektedir. Zorlu geçen bir haftanın hemen peşinden yakıntılar azalır ve hastalığın güç Grip, daha ağır bir tabloyu oluşturur, 38 derece üzeri ateş olmakta ve birkaç gün devam etmektedir. Şiddetli halsizlik, adale ağrıları ve baş ağrısı görülmektedir. Daha az sıklıkla kuru öksürük, boğaz ağrısı ve burun yakıntıları de bulunabilir. Hastaların yakıntıları vasati 10-14 gün sürmektedir.

Yeterli sıvı alımı ve dinlenme çok ehemmiyetlidir. Üst solunum yolu enfeksiyonlarının rehabilitasyonu, altta yatan hastalığa göre değişmektedir. Bu hastalıkların müddetini kısaltan rastgele bir ilaç ve bitkisel rehabilitasyon bulunmamaktadır. Rehabilitasyonun emeli bağışıklık sistemi, enfeksiyonu temizleyene kadar yakıntıları deşarj olmaktır. Ateş ve ağrılar için ağrı kesiciler kullanılabilir. Vücudun susuz kalmasını engellemek için bol sıvı alınmalıdır. Dinlenme vücudun kendini toparlamasına yardım eder.

Antibiyotik kullanımı dikkat edilmesi şart olan bir konudur. Sıhhatli fertlerde antibiyotikler sıklıkla önerilmez. Antibiyotik kullanmadan önce kişinin bağışıklık sisteminin enfeksiyonu temizlemesi beklenmelidir. Antibiyotiklerin virüsler üzerine herhangi bir tesiri yoktur. Ancak viral enfeksiyon üzerine bakteriyel enfeksiyon ilave etmesi vaziyetinde antibiyotik kullanılması önerilir. Ateş, soluk almada sıkıntı veya baş ağrısı daha da kötü hale gelirse, burun akıntısı siyah, yeşil renk alırsa, balgamda kan görülüre, şuur bulanıklığı ortaya çıkarsa, öksürük 3-4 haftadan uzun sürerse ve tekrarlayan ataklar varsa bakteriyel süper enfeksiyondan kuşku edilebilir. Bu vaziyette antibiyotik tedavisi gerekebilir” diye konuştu.

Grip aşısı için ideal dönem Ekim ayıdır. Grip aşıları o yılın grip aşıları çıkar çıkmaz ideal olarak da Ekim ayında yapılmalıdır. Bununla beraber grip virüslerinin havada dolaştığı sezon süresince aşılamaya devam edilmelidir. Her sene grip aşısı o yıl görülebilecek grip virüsü çeşitlerini içermektedir. Grip aşıları uygulamadan vasati 2 hafta sonra antikor oluşmasına kapı aralamaktadır. Bu antikorlar aşı içindeki virüslerle enfekte olmaya karşı savunma sağlamaktadır. Grip aşılarının bariz bir yan tesiri yoktur. Aşılamada kullanılan virüsler zayıflatılmış virüs olduğundan, aşı gribe kapı aralamamaktadır. Düşük derecede ateş, kızarıklık ve ağrı görülebilen yan tesirlerdendir. Toplumun aşıdan çekinmesinin nedeni ise, bu aşının savunucu tesirleri ve yan tesirlerinin, fayda ve zarar oranlarının yeterince bilinmemesidir.”

Bağışıklık sistemini güçlendirmek doğru beslenmekten geçer, üst solunum yolu enfeksiyonlarından korunmak için yapılması gerekenler;

dengeli bir beslenme düzeninin bağışıklık sistemi üzerinde bariz bir tesiri vardır. Bir takım araştırmalar, vitamin ve mineral desteğinin hastalıklı gün sayısını ve antibiyotik kullanımını azalttığını ortaya koymaktadır. Bunlar içinde bilhassa çinko ve selenyum üzerinde en çok durulan besinlerdir. C vitamini de üst solunum yolu enfeksiyonlarından hem savunmada hem de rehabilitasyonda sık kullanılan bir vitamindir. Ayrı olarak E vitamini ve ekinezyanın da hastalığı karşı savunucu tesiri bulunmaktadır. Üst solunum yolu enfeksiyonlarından savunmak için balanslı beslenmenin yanı sıra düzenli egzersiz yapılmalı, yeterli dinlenilmeli, stres azaltılmalı ve sigaradan kaçınılmalıdır. Ayrı olarak şahsi ve etrafsal hijyen de önem verilmelidir. Aksırık, öksürük veya burun temizleme sonrası eller kesinlikle yıkanmalıdır. Üst solunum yolu enfeksiyonu gelişme vaziyetinde maske kullanılmalıdır. Özellikle üst solunum yolu enfeksiyon salgını olan dönemlerde iyi havalanmayan kalabalık yerlerden uzak durulmalıdır.

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz