Bize Ulaşın 0 (232) 854 1 854

Ayrancılar (Havaalanına 10 km) / İzmir İletişim

  • tr
Eyl 7

Karaciğer Hastalıklarından Korunma Yolları

Karaciğer Hastalıklarından Korunma Yolları

Hepatit A, B ve C, siroz, karaciğer büyümesi, yağlanması, yetmezliği ve kanseri en sık karşılaşılan karaciğer hastalıklarıdır. Karaciğerinizi savunmak için içkiden uzak durun, sıhhatli beslenin ve egzersiz yapın. Çinko ve bir B vitamini olan kolin desteği ile karaciğer yağlanmasını engelleyin

Karaciğer, insan vücudunun en ağır ve en büyük uzuvlardan biridir. Kaburganızın tam altında ve karnınızın sağ üst bölümünde bulunur. Takriben 100 bin küçük lobcuktan olan iki ana lobdan oluşur. Sağ ve sol lob olarak adlandırılan bu iki ana parçanın sağ tarafta bulunanı, diğerine oranla çok daha büyüktür. Karaciğer, yediğimiz gıdalardan faydalı besinleri almamızı ve kanımızdaki zarar veren maddelerden (içki gibi) kurtulmamızı sağlar. Bu görevini, takriben yüzde 60’ını oluşturan hepatosit isimli hücre sayesinde gerçekleştirir. Karaciğerin bilinen en ehemmiyetli görevi bunlardır ancak enfeksiyon ve hastalıklarla savaşmak, ilaçları parçalamak, kanı temizlemek, kandaki kolesterol miktarını kontrol etmek, sindirilmiş gıdayı işlemek, safra üreterek sindirim sistemine yardımcı olmak, vücudun ihtiyacı olduğunda kullanması için enerji depolamak ve gerektiğinde kendini onarmak gibi hayati ehemmiyet taşıyan özellikleri de vardır. Hepatit A, B ve C, siroz, karaciğer büyümesi, yağlanması, yetmezliği ve kanseri en sık karşılaşılan karaciğer hastalıklarıdır. Şayet karaciğerinizde müdahale edilmesi şart olan bir vaziyet gelişmeye başladıysa; sağ böğürde şişme, cilt renginde ve göz akında renk farkllıığı (sarı), yüz ve ellerde lekeler, hazımsızlık, bağırsaklarda gaz, bilhassa sabahları ağızda pas tadı (bazen acılık), çarpıntı, iştahsızlık, sık çıkılan ve koyu renkte idrar gibi belirtiler olur.

HEPATİT A, B VE C

Hepatit, halk arasında sarılık olarak adlandırılan ve bulaşıcı özellik taşıyan bir hastalıktır. Karaciğerde hasara, hücre ölümüne ve iltihaplanmaya neden olan ciddi bir hastalıktır. Ülkemizde en çok Hepatit A, B ve C görülür. Bu üç tip hepatit, başlangıç mertebesinde hemen hemen aynı belirtileri gösterir. Hastalık ilerledikçe tesir dereceleri farklılaşır. Hepatit A, ağız yoluyla bulaşabilirken B ve C; kan yoluyla bulaşır. Hepatit A, diğer tiplere göre daha kolay atlatılırken en önemli savunma yolu, erken yaşta yapılan aşıdır. A tipi hepatit, kronikleşmezken B tipi kronikleşebilen bir etki gösterir. Hepatit B virüsü vücuda girdikten yaklaşık altı ay sonra (uygun ve etkili rehabilitasyon uygulandığında) vücudu terk eder. Bu durum hastaların yüzde 90’ı için böyledir. Kalan yüzde 10 için durum farklıdır ve bu kişiler için Hepatit B artık kronik hale gelmiştir ve ömürlerinin kalan bölümünü taşıyıcı olarak geçirirler. Taşıyıcılık, bu kişilerin ömür boyu dikkatli olmalarını gerektirir. Ters halde siroz veyahut karaciğer kanseri kaçınılmaz olacaktır. Yapılan araştırmalara göre ülkemizde, nüfusun yüzde 7’si Hepatit B taşıyıcısıdır. Hepatit C; B tipinden daha ciddi sonuçlar doğuran hepatit türüdür.
SİROZ
Siroz, kederli bir ölümle sonuçlanabilen son derece ciddi bir karaciğer hastalığıdır. Alkolizm ve geçirilmiş hepatit, en bilinen sebepleri arasında bulunur. Siroz, karaciğerin hayatı tehdit edecek ölçüde skarlaşmasıdır. İlk aşamasında bile karaciğerin takriben yüzde 80-90’ı hasar görerek, skardan (ölü doku) oluşur. Ne yazık ki bu hasar, kalıcıdır ve geri dönüşü oldukça zordur. Siroz, ilk başlarda diğer karaciğer hastalıklarıyla hemen hemen aynı belirtileri gösterir. İlerlemiş evrede ise kan kusma, batında su birikmesi, yoğun sarılık, şişkinlik ve böbrek bozukluğu gibi belirtiler verir. Bu sebeple ayrıntılı test ve tetkikler neticesinde teşhis edilir. Siroza geç müdahale edildiğinde, hastanın tek kurtuluşu karaciğer naklidir.

KARACİĞER KANSERİ

Karaciğer kanseri en tehlikeli beş kanserden biri olarak gösteriliyor. Öyle ki hastanın beş sene yaşayabilme oranı yalnızca yüzde 15’tir. Sinsi ilerleyen bir hastalık olduğundan, erken aşamada yakalanma bahtı da ne yazık ki düşüktür. Özelikle riziko grubundaki kişilerin sık sık kontrole gittikçe kan tahlili yaptırmaları son derece ehemmiyetlidir. Elma tipi vücudu olanlar, bel etrafı boyunun yarısından fazla olanlar ve aşırı içki tüketenler; riziko grubunda sayılabilirler. Üst karında ağrı, yorgunluk, ani kilo kaybı, uykusuzluk, cilt ve göz akında renk farklığı, iştahsızlık, ivedi doyma, bulantı ve kusma; belirtiler arasında bulunur.

KİMİ İLAÇLAR YAĞLANMAYA YOL AÇAR

Karaciğer yağlanması, karaciğer hücrelerinde aşırı yağ (trigliserid) birikmesi olarak tarif edilebilir. Bu durumun değişik sebepleri olabilir. Son zamanlarda en sık karşılaşılan üç tipi vardır: Alkole bağlı karaciğer yağlanması, hastalık ve ilaçlara bağlı karaciğer yağlanması ve yanlış beslenme alışkanlıklarına bağlı karaciğer yağlanması. Karaciğerdeki yağlanma alkole bağlı gelişmiş ise, bu durum diğerlerinden bir tık daha ciddidir ve genelde sirozun ilk merhalesini oluşturur. Bağımlılıktan kurtulmak tedavinin ilk ve en önemli mertebesidir. İlaç ya da hastalığa bağlı karaciğer yağlanmasına yol açan hastalıkların başında diyabet, metabolik belirti, karaciğerde bakır ve demir depolanması gibi hastalıklar gelir. Bu vaziyette rehabilitasyon, yol açan hastalığın rehabilitasyonu ile olasıdır. İlaçlara bağlı gelişen karaciğer yağlanmasına ise kimi antibiyotikler, paresetamol ve kortizon tipi ilaçların kapı araladığı biliniyor. Beslenmeye bağlı karaciğer yağlanması, son yıllarda en sık karşılaşılan yağlanma tipi olarak biliniyor. Bunun en önemli sebebi; tabii olmayan gıda maddeleri, aşırı yağlı ve karbonhidrattan zengin beslenmek ve hareketsizlik sayılabilir.

KARACİĞER HASTALIKLARINDAN SAVUNMANIN YOLLARI

Karaciğer sıhhatinizi savunmak için; sıhhatli beslenin, hareket edin ve alkolden uzak durun. İlave şekerin karaciğer hastalıklarına yakalanma riskini artırdığı araştırmalarla ispat etti. Zamanında hepatit aşısı olun. Folik asit, B 6, B 12, C ve E vitaminlerinden zengin beslenin.

SOYA FASULYESİ Lesitin, vücudumuzda bulunan bir hayli hücrenin ihtiyacı olan bir yağdır ve karaciğerin işlediği yağların taşınmasında (lipo protein bileşenidir) görev alır. Soya fasulyesinde doğal olarak bulunur. KOLİN Kolin, bir çeşit B vitaminidir ve karaciğerin yağlanmasını engeller. Sıhhatli bir karaciğer için erkekler günde 550, kadınlar ise 425 mg kolin almalıdırlar. Yumurta ve buğday tohumu, kolin içeren gıda maddeleri arasında sayılabilir.

ÇİNKO DESTEĞİ ÇOK ÖNEMLİ Çinko, vücudu alkolden arındırmaya yardımcı olan en önemli maddelerden biridir. Bu amaçla alındığında, en uygun miktar günde yaklaşık 15 mg’dır. Kırmızı et, ıspanak, mantar, bezelye, bamya ve fındıkta bulunur.

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz