Bize Ulaşın 0 (232) 854 1 854

Ayrancılar (Havaalanına 10 km) / İzmir İletişim

  • tr

Grip ve Korunma Yolları

Grip, influenza veya enflüanza, viral bir hastalıktır. Sıhhatli insanlarda vasati bir haftada geçmesine karşın; vücut direncini düşüren kronik hastalığı olan kişilerde (şeker, kalp-akciğer hastalıkları, AIDS vb.) ve yaşlılarda pnömoni (zatürre), meningoensefalit (beyin iltihabı), miyokardit (kalp adalesi iltihabı) gibi ölümle sonuçlanabilecek hastalıklara sebep olabilir. Bu tür risk grubundaki kişilere “yüksek risk grubunda” denir.

Grip virüsü Orthomyxoviridae familyasına üye örtülü bir RNA virüsüdür. Virüsteki nükleik asit 8 tane negatif manalı RNA’dan oluşur. RNA’nın kopyalanmasında hata oranı yüksek olduğu için, virüs genomu daimi değişim halindedir. Ayrı olarak, aynı hücreyi ansızın fazla virüsün enfekte etmesi vaziyetinde viral RNA parçaları birbirleriyle karışıp yeni genetik kombinezonlar oluşturabilirler. Bu nedenlerden dolayı vücudun bir grip türüne karşı kazandığı bağışıklık sonraki sene ortaya çıkan yeni bir salgına karşı genelde tesirsiz olur.

Rehabilitasyon ve savunma

Grip, virüs enfeksiyonu olduğu için rehabilitasyonu yoktur. Antibiyotikler rehabilitasyona yaramazlar, zira antibiyotikler sadece bakterilere tesir ederler. Takriben bir hafta içinde hastalık spontane iyileşecektir; ancak doktora gitmek ve 3-5 gün iyice dinlenmek gereklidir. Bol sıvı tüketilmesi de salgıların rahatça dışarı atılmasını sağladığından iyileşmeyi hızlandırır.

Virüs, öksürük ve aksırma ile dağılan damlacıklarla, ayrı olarak öpüşme ve tokalaşma gibi temaslar yoluyla da bulaşır. Bu yüzden hasta kişilere temas etmekten ve onlarla ortak eşya (havlu gibi) kullanmaktan sakınılmalıdır. Hastalanan kişi etrafındakilere hastalığı bulaştırmamak için eşyalarını ayırmalı, çok mecburi olmadıkça dışarıya çıkmamalıdır. Hemen hemen her virüste can verme ihtimali (Çok düşük olsa da) vardır. Bu yüzden gribi olabildiğince tez atlatmaya bakılmalıdır. Binlerce çeşit grip virüsü olduğu için ömür boyu kalıcı bağışıklık kazanılamaz.

Aşı olması gereken kişiler şunlardır:

65 yaş ve üstündeki kişiler.

Kronik hastalığı olan kişiler: Kronik kalp, akciğer, karaciğer, böbrek, şeker hastalığı ve benzeri hastaığı olanlar.

Bağışıklık sistemleri zayıflamış olan kişiler: Kanser hastaları, bağışıklık sistemi hastalığı olanlar, uzuv ve kemik iliği nakli yapılan kişiler.

Uzun müddetli aspirin rehabilitasyonu alan çocuk ve gençler.

Hastanelerde çalışan doktor, hemşire, hastabakıcılar; anaokulu ve huzurevleri çalışanları.

Yüksek risk grubundaki kişilerle yakın temasta olan kişiler

İlk 3 aydan sonraki gebe kadınlar

6. ayından itibaren bebekler

Etrafındaki insanlar grip ise grip aşısı olunması netlikle önerilmektedir.

Tarihçesi

Hastalığın en maruf ismi olan ”Grip” kelimesi Galya yerlilerinin dilinde bulaşmak anlamına gelen ”Gripan” kelimesinden orijin almaktadır. Hastalığın tıbbi literatürdeki isimi olan ”İnfluenza” kelimesi ise İtalyancada ”yıldızlardan gelen saklı kuvvet” anlamına gelen bir kelimeden türemiştir. Hastalığa ”Flu”, ”Nezle” ve ”Paçavra Hastalığı” gibi isimlerde halk tarafından verilmiştir.

Grip hastalığı hakkındaki kayıtlar çok daha önceki vakitlere kadar dayanmaktadır. Hipokrat M.Ö. 5. yy’da Sicilya’da silahlı güç içerisindeki bir grip epidemisini kayda geçirmiştir. Kayıtlara geçmiş en daha önceki pandemi ise 1510 ylında olmuştur. Malta’da başlayan bu pandemi Sicilya yoluyla hemen hemen tüm Avrupa’yı tesiri altına almıştır. Daha sonra 1580, 1780 – 1782,1830 – 1833, 1847 – 1850, 1889 – 1892 pandemileri 20. asır öncesi büyük grip salgınları olarak tarihe geçmiştir.

İnfluenza pandemilerinde virüs tipleri

20. yy’da ise başta 1918 İspanyalı gribi olmak üzere bir hayli pandemi kayıtlara geçti. 1918-1919 pandemisi bilinen en şiddetli grip salgını olarak 20 milyonu aşan insanın ölümüne neden oldu. Daha sonraki dönemde 1972 yılından 1981 yılına kadar vakit diliminde tespit eden 6 epidemide ise 200.000’den fazla insan can vermiştir.

20. yüzyılda üç influenza pandemisinin her biri epidemiyolojik açıdan farklılık göstermektedir. Sözgelimi; 1957 pandemisi çoklukla çocuk yaş grubunu etkilemiş olup, alınan tedbirler de ekseriyetle bu gruba yönelik olmuştur. Buna rağmen 1968’de tüm yaş grupları etkilenmiştir. 1918’deki pandemi ise bilhassa genç erişkin grubu etkilemiştir.

1976, İnfluenza Aşılaması

1976, İnfluenza Aşılaması

Hastalığın etkeni olan İnfluenza virüsü ilk kez 1933’te Smith tarafından yalıtılabildi. Akabinde İnfluenza B 1939 yılında Francis ve İnfluenza C virus 1956 yılında Taylor tarafından yalıtılmıştır. 1941 yılında virüslerin Hemaglutinasyon özelliğinin tanımlanmasıyla geriye dönük bir araştırmaya olanak bulunmuş oldu. Eski pandemilerin canlılarda oluşturduğu antikorların hemaglutinasyon inhibisyonları ile geçmiş pandemilere sebep teşkil eden influenza tipleri aydınlatılmış oldu. Bir nevi serolojik arkeoloji oluşturulmuş oldu. 1940 yılında ilk influenza aşısı, 1960 yılında da rehabilitasyon ve profilakside kullanılan amantadin geliştirilmiştir.