Bize Ulaşın 0 (232) 854 1 854

Ayrancılar (Havaalanına 10 km) / İzmir İletişim

  • tr
Eyl 3

Diyabetin 5 Erken Belirtisi

Diyabetin 5 Erken Belirtisi

Diyabet tüm dünyada sıklığı hızla artan bir sıhhat meselesi. Son yapılan araştırmalarda ülkemizde diyabetik hastaların tüm nüfusun yüzde 13,5’unu oluşturduğu gösterilirken, daha diyabet tanısı almamış, ancak bozulmuş glukoz müsamahası olan ve diyabete aday kabul edilen kişilerle beraber bu oran yüzde 33’e yükseliyor. Başka bir deyişle, Türkiye nüfusunun 10’da birinden fazlası şu anda diyabetik, 10’da 2’si de birkaç sene içinde diyabet tanısıyla karşılaşacak.

Bu iç karartan tablonun yanı sıra yüreklere su serpen haberler de var; diyabete aday kişilerin erken dönemde fark edilmeleri, ihtiyaç duyulan tedbirlerin alınmasına ve gerekirse ilaç rehabilitasyonu başlanmasına olanak vererek, diyabet gelişiminin geciktirilmesini, hem de önlenmesini sağlayabiliyor. Bunun için de ailede diyabet öyküsü bulunan, kilo fazlası olan ve gayri muntazam beslenen kişilerde senede bir sefer kan şekeri takibi kesinlikle yapılmalı. Ayrı olarak şeker metabolizması bozukluklarının dönemlerine ait belirtilerini bilmek ve vakit kaybetmeden bir hekime müracaat etmek da çok ehemmiyetli.

1. Sık acıkmak

Karbonhidratlı, şekerli ve fast food yiyecekler kilo almaya sebep oluyor, hareketsiz hayat da bunu destekliyor. Kilo aldıkça insülinin hücreler tarafından kullanılması zorlaşıyor. Bu zorlanmayla baş etmek için de vücut gittikçe daha çok insülin salgılamaya başlıyor. Buna kısaca ‘insülin direnci’ tecrübe ediyor. Ancak artan insülin önceleri kan şekerini kontrol etse dahi sık acıkma ve gece açlıkla uyanma gibi yakıntılara sebep oluyor.

Bu belirtiler diyabete aday olduğunuzun bir göstergesi olabiliyor. Vakit kaybetmeden hekime müracaat eder ve ihtiyaç duyulan önlemleri alırsanız, diyabetin oluşumunu geciktirebilir, hatta önleyebilirsiniz.

2. Doymamışlık duygusu

İnsülin direnci döneminin diğer bir belirtisini doymamışlık duygusu oluşturuyor. Diyabete aday olan kişiler yemekten kalktıktan kısa bir müddet sonra açlık veyahut mide kazıntısı yakınmasını sıkça yaşamaktan yakınıyor.

3. Tatlı krizleri

Sık acıkma hasebiyle kontrolsüz beslenilmesi neticeninde insülin salgısı daha çok ikazlıyor. Artan insülin de bir müddet sonra kan şekerini normalin altına düşürüyor. Düşen kan şekerine bağlı olarak vücut refleks bir şekilde tatlı istemeye başlıyor. Kişi çok şekerli ve unlu gıda tüketmeye başlıyor ve kilo alıyor. Her kiloda insülinin önündeki direnç artacağı için vücut daha çok insülin salgılamak zorunda kalıyor. Daha çok insülin salgıladıkça da kan şekeri düşüklüğü artıyor, bunun neticeninde da tatlı isteği artıyor ve kişi daha düzensiz beslenmeye başlıyor.

4. Baygınlık hissi

Artan insülin bir süre sonra kan şekerinin normal değerlerin altına düşmesine sebep olabiliyor. Buna ‘reaktif hipoglisemi’ tecrübe ediyor. Bilhassa şekerli ve karbonhidratlı gıdaların yoğun alındığı öğünlerden sonra 1-3 saat içinde kan şekerinin çok düşmesine bağlı olarak baygınlık hissi, çarpıntı, soğuk terleme meseleleri gelişebiliyor.

5. Kilo alma

İnsülin direncinin sebep olduğu kontrolsüz iştah artışı ve tatlı krizleri kilo almaya kapı aralıyor. Ayrı olarak insülin yağ dokusunu besleyen bir hormon olduğu için bu dönemde perhizine dikkat eden kişiler bile kilo veremediklerini fark edebiliyor.

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz