Bize Ulaşın 0 (232) 854 1 854

Ayrancılar (Havaalanına 10 km) / İzmir İletişim

  • tr
Ağu 25

Böbrek taşı oluşumu sebepleri ve tedavileri

Böbrek taşı oluşumu sebepleri ve tedavileri

Özel Medifema Hastanesi Üroloji Uzmanı Op. Dr. Bilgin Öztürk idrar taşı oluşmasında ülkemizde rastlanan en sık etkenin yetersiz idrar miktarı olarak görüldüğünü belirterek “ Aşırı egzersiz yapan, sıcak havalarda yaşayan, sıcak veya kuru ortamlarda çalışmak zorunda olan kişiler terleme ve solunum ile daha yüksek miktarda sıvı kaybettiklerinden idrar miktarları azalır. Konsantre hale gelen idrar içinde başka bir kimyevi eksiklik olmamasına karşın taşların oluşma ihtimali yükselir.” diye konuştu.

Taş Oluşumu

Taş oluşumu ile ilgili bilgiler veren Öztürk, “ Böbreklerin görevi vücutta biriken fazla suyun ve suda çözülen atık maddelerin kandan süzülerek idrar olarak uzaklaştırılmasıdır. İdrar içinde çözülmüş olarak bulunan bu maddeler belirli bir konsantrasyonun üzerine çıktıklarında veya çözülmüş halde kalmalarını sağlayan kimyevi ortam bozulduğunda kristaller (kum) halinde çökelirler. Bu kristaller vücuttan uzaklaştırılamazsa kısa müddette birleşerek taşları oluştururlar.” diye konuştu.

Böbrek taşı riski oluşturan etkenler

Op. Dr. Bilgin Öztürk böbrek taşı oluşumunda erkeklerin, önceden taş hastalığı geçirmiş olanların, 20-40 yaş arasındakiler, ailede taş geçmişi, tek veya anormal yapıdaki böbrekler, sık idrar yolu enfeksiyonu geçirenlerin, kullanılmakta olan ilaçlar (bir takım idrar söktürücüler, antasidler, guatr ilaçları), proteinden zengin beslenenler, çoğunlukla az su içenler, fazla hareket etmeyenler, yatalak hastalar, bir takım ince barsak hastalıkları veya operasyonları geçirmiş olanlar, idrarda kalsiyum, oksalat, ürik asit gibi minerallerin yüksek düzeylerde bulunanlar, idrarda sitrat ve magnezyum azlığı olanlar, idrar ph’ındaki farklığı olanlar böbrek taşı açısından risk altında olduğunu söyledi.

Şiddetli Ağrı ve İdrar’da kanama ile kendini gösterir

İdrar yolu taş hastalığının en ehemmiyetli belirtilerinden olan ağrının, taşın idrar yolunu tıkadığı vaziyetlerde ortaya çıktığını belirten Op. Dr. Bilgin Öztürk, “ tıkanmanın ani ve tama yakın olması daha şiddetli taş sancısına kapı aralar. Ağrının nedeni taşın gerisindeki idrar yolu içinde basıncın artması ile böbreğin şişmesi ve kapsülünün gerilmesidir. Sıklıkla bulantı ve kusma bu tabloya eşlik eder. Bu mide ve barsak sisteminin bir meselesi değildir ve tamamiyle böbrek gerilmesine yanıt olarak gelişen bir reflekstir. Bulantı ve kusma çoğunlukla ağrının rehabilitasyon edilmesi ile ek bir teşebbüse gerek kalmadan geriler.” Diye konuştu. Taşın ilerlerken idrar kanalında yapığı tahribata bağlı olarak idrarda renk farklığı, koku ve tortulanma görülebildiğini belirten Op. Dr. Öztürk bu vaziyetin ekseriyetle taş rehabilitasyonunu takiben tamamiyle iyileştiğini söyledi.

Rehabilitasyon

Böbrek taşı rehabilitasyonunda medikal rehabilitasyonun yanı sıra ESWL (Vücut dışından şok dalgaları ile taş kırma), ve böbrek taşı tedavisinde yeni yol olan Perkütan Nefrolitotomi (PCNL) (Ciltten açılan deliklerle yapılan kapalı operasyon)tan faydalanıldığını belirten Op. Dr. Öztürk PCNL metodu ile ilgili bilgiler verdi.

PCNL operasyon

Böbrek taşı rehabilitasyonunda kullanılan ve yeni bir metot olan PCNL operasyonu ile ilgili bilgiler veren Op. Dr. Öztürk rehabilitasyon ile ilgili şunları söyledi: “ bu operasyon böbrek içinde yerleşmiş 2 santimetre’den büyük veya 2 santimetre’den küçük olmasına karşın ESWL’ye dirençli taşların rehabilitasyonunda seçenek edilen metottur. Bu metotta; sırt bölgesinde yapılan 1,5 santimetre’lik bir kesiden böbreğin toplayıcı kanallarına erişen bir boru yerleştirilmektedir. Bu boru içinden ilerletilen nefroskop isimi verilen ucunda kamera ve ışık kaynağı olan bir alet ile taş görüntülenmekte ve lazer, ultrasonik veya mekanik bir enerji kaynağı kullanılarak kırılmaktadır. Kırılan taş parçaları borudan dışarı alınmakta ve boru çıkarılırken deliğin olduğu noktadan böbrek içine uzanan bir idrar drenaj kateteri (nefrostomi) bırakılmaktadır. Ameliyattan bir gün sonra yapılan kontrollerde böbrek içinde taş kalmadığı gösterildikten sonra bu drenaj kateteri çekilmektedir. Hasta bu cerrahiden sonra takriben 2-3 gün sonra taburcu olabilmektedir. Taburcu olduktan 5 ila 7 gün sonra gündelik hayatına geri dönebilmektedir. “

Diğer Yöntemlere Göre Avantajları

Perkutan Nefrolitotomi, böbrek taşı, ur, daralma gibi problemler yaşayan hastalara, ağrı çekmeden ve kısa müddette sosyal hayata dönebilme olanağı veren kapalı ameliyat yöntemidir. Bu yöntem ile hastaların bir gün içerisinde ayağa kalkıp, en fazla 7 gün içerisinde de normal hayatlarına dönebilmektedir. Açık cerrahi yöntemlerine göre çok daha avantajlı olan Perkutan Nefrolitotomi yöntemi, gebelik ve kanama problemi olan hastalar dışında tüm hastalara ve taşların hemen hemen hepsine uygulanabilmektedir. Yüzde 99 oranında muvaffakiyet sağlanan yöntem ile en sert taşlar dahi kolayca kırılabilmektedir. Vücut dokularının normal yapısının savunan metodun bir avantajı da nekahet müddetinin oldukça kısa olması. Hasta, operasyon yapıldıktan 24 saat sonra, ayağa kalkar dolaşır ve bir gün sonra da evine gidebilir. Perkütan Nefrolitotomi, açık böbrek taş operasyonu ile karşılaştırıldığında oldukça kısa bir müddette bitirir. Açık böbrek taşı operasyonunda hastaya en az 20 santimetre’lik bir cilt kesisi yapılırken PCNL’de 1,5 santimetre’lik bir kesi yapılır. Böylelikle hem kozmetik olarak hem de gündelik hayata erken dönmede büyük avantaj ele geçirilir. Operasyon işlemi esnasında taşı temizlemek için pnömotik litotripsi ve lazer litotripsi kullanılır. Bu teknolojiler yardımı ile tüm böbreği kaplayan ve büyük hacimli taşlara da müdahale edilebilir.

Yorumlar (1)

Yorum Yaz
  1. 26 Ağustos 2015
    çok faydalı bilgiler gerçekten.herkesin böbreklerini kontrol ettirmesinde fayda var.böbrek ağrısı doğum sancısından beter derler.yaşamayan bilmez Cevapla

Yorum Yaz